Eskimoların ataları, bundan 10-15 bin yıl kadar önce Asya’dan Kuzey Amerika’ya göç etmişlerdi. Eskimolar binlerce yıl boyunca, hiçbir bitkinin yetişmediği soğuk bölgelerde balıkçılık, avcılık ve toplayıcılıkla geçindiler dünyada yaklaşık 100.000 eskimo yaşamaktadır. Buzun ve karın içinde iglolarda yaşayan bu insanların yaşamı ilginçtir. İlginç avlanma yöntemleri geliştirmişlerdirdi. örneğin;foklar donan suyu nefesleriyle eritip hava almak için kafalarını çıkardıkları anda Eskimolarca avlanırlardı. Eskimolar avladıkları hayvanın etini kurutarak ya da dondurarak saklar ve çoğunlukla çiğ olarak yerlerdi. Derisinden giysi ve çadır; kas kirişlerinden dikiş ipliği; kemiklerinden iğne ve zıpkın kancası yapar; yağını da aydınlanma ve ısınmada kullanırlardı. Giysileri fok derisinden olur, hava durumuna göre kürkün ya içini ya dışını kullanırlardı. Oyarak biçimlendirdikleri küçük heykelcikler ve takılar yaparlardı.
Kuzey Kutbu’nda ağaç, yakılamayacak kadar değerli olduğundan Eskimolar balina ve fok gibi hayvanların yağını yakacak
olarak kullanırlardı. Uzun kış gecelerinde eskiden yağ kandilleri, sonraları gezginlerin getirdiği gaz lambalarını kullandılar.
"Eskimo," sayısız toplumun (Allivik, Copper, Netsilik, Polar, Iglulik, Aleut, Chukchi, Koryak, Cugach, Kobuk) obalar biçiminde örgütlenerek Kanada'dan Alaska'ya, Grönland'dan Kuzey Asya'ya, Kuzey kutbun dört bir yanına yayılmış fiziksel görünüşleri, dilleri, mitolojileri, sanatları, üretim araçları ve üretim ilişkileri bakımından büyük benzerlik gösteren toplumların genel adıdır. Kimi Eskimo toplumların dilinde "Eskimo" terimi melek demektir.
Eskimo toplumlarında kadınlar ayı ve fok balığı avına katılıyorlar. Örneğin, sandalla avlanırken kadın sandalın dengelenmesi işini üstlenir, erkek zıpkın fırlatır. Ama avcılık asıl olarak erkeğin işidir. Avcılığın hakim geçim yolu olmasının maddi etkisi kendini erkek nüfusa verilen önemde belli eder. Yeni doğmuş kız bebeklerin öldürülmesi Eskimoların yaygın pratikleri olagelmiş. Erkek nüfusunun daha büyük olması eşleşme biçimlerine etkir. Çok kocalı evlilik yaygındır. Bekleneceği gibi çatışmaların temel konusu çocukları doğuran, emziren, büyüten, yiyeceği yenmeye hazırlayan, deriyi tabaklayıp giysi üreten, sepet ören kadınlardır: Kadınlar üzerindeki bu çatışmalı ilişki biçimleriyle karşılaştırılırsa, Eskimolar doğal ve üretilmiş zenginlik üzerinde pek az anlaşmazlığa düşerler. Kara ve deniz hayvanlarının avlandığı arazi üzerinde ya da yerleşim alanı üzerinde kişilerin ya da toplumların birbirleri karşısında ayrıcalıklı hakları yoktur. Her toplumun tanımlı bir toprağı bulunmakla birlikte kesin siniri belirlenmemiştir.
"Beyaz balina gibi büyük hayvanlar hakiki ortak mülkiyettir, herkesin ne gereksiniyorsa alma hakkı vardır; bu düzen kıtlık sırasında tüm yiyecekler için geçerlidir." "Açlık ve bolluk paylaşılır." maksimi Eskimoların bölüşüm ilişkilerinde birbirlerine karşı takındıkları moral tavrı yetkinlikle ifade ediyor.
Obalar arası ziyaretler armağanlaşma şenliği gibidir. Armağan vermek, verilen kişiyi akraba yakınlığına yükseltir. Caribou Eskimoları armağanlaştıklarına akraba olmasalar bile "yeğen" derler. Kuzey Alaska kıyı Eskimolarının yaşama koşulları Kuzeybatı Amerika kıyı Kızılderililerine benzer ve onlardan kültürce kuvvetle etkilenmişlerdir. Onlar gibi görece oturgan bir yerleşim örüntüsü sergilerler. Kimi aileler av ve kara memelilerini avlamak için yaz kamplarına taşınırlar, diğerleri kış köylerinde kalıp deniz memelilerini avlarlar. Eskimolarda şeflik kurumsallaşmamıştır. Çalışkanlığıyla, cömertliğiyle, ustalığıyla, konuşmacılığıyla, deneyimliliğiyle ve barışçılığıyla toplumsal saygınlık kazanan kişi önder konumundadır; öğüdü dinlenir fakat itaat edilmez. Ama Alaska Eskimolarında durum biraz değişik. Oba içerindeki en geniş aile başı tüm obaya önderlik ediyor. Daha çok birikim yapan ve birikimini cömertçe dağıtan geniş aile diğerleri arasından sivrilir. Bölüşüm, kendisinin ve ailesinin özel ayrıcalığı olmayan şef tarafından tüm obayı oluşturan bireyler arasında yapılır. Şef şenlikler düzenler, ritüel ve törenleri yönetir. Örneğin Aliutların cenaze şölenlerinde, şölene katılanlar yıllarca biriktirdikleri kürk, çeşitli araç gereç gibi zenginliklerini birbirlerine armağan ederler. En fazla veren, en yüksek toplumsal prestij edinir.
Eskimolarda Uslamlama süreci maddi olan ile hayali olanı birlikte kuşatır. Eskimo söyle düşünür: "Ayılar yoktur, çünkü buz yoktur; buz yoktur çünkü yeterli rüzgar yoktur; çok rüzgar yoktur, çünkü töreye aykırı davrandık.Mitleri, tabuları bu tür düşünüş örnekleriyle doludur.
XVIII. yüzyıldan bu yana Rus işgaline uğrayan Alaska Eskimoları gibi hepsi sınıflı toplumların hışmına uğramış.Topraklarında petrol bulununca uygar! Dünya her şeyi darmadağın etti. Bazı çokuluslular bölgede servet kokusu aldıklarından beri Artık kar evler inşa etmiyorlar, metal araç gereç kullanıyorlar, parayla alışveriş yapıyorlar, geleneklerinin inançlarının bazılarını korumakla birlikte, eşitlikçi ortaklaşmacı davranış biçimlerini zayıflatıp giderek bize benziyorlar. Heybetli, güçlü ,acımasız uygarlık yeryüzündeki her şeyi kendine benzetmekte kararlı. Altın kural “altını olan kuralı koyar” değimli zaten? YAŞASIN UYGARLIK diye çığlık atsak abartmışmı oluruz?
Eskimolar çoğu özelliklerini kaybettiklerinden ve/fakat kendi değerlerini kaybedip başkalaşan her topluluk gibi aslında fazlalaşmıyor, eksiliyorlarsa veya sadece değişiyor ama gelişmiyorlarsa eğer, o zaman onlara yazımızın başındaki gibi Eskimo yerine eksi-mo demek sizce de yerindemidir?